Hücrenin Özellikleri -Hayvan hücresinde Stoplazma Bölünmesi

 Hücrenin Özellikleri -Hayvan hücresinde Stoplazma Bölünmesi

  Okunma: 29972 - Yorum: 1
  1. #1
    HAYVAN HÜCRESİNDE SİTOPLAZMA BÖLÜNMESİ : Hücre zarı çevresinden merkeze doğru boğumlanarak olur.

    MİTOZ BÖLÜNME ÖZELLİKLERİ :

    1. Yavru hücreler ana hücrenin yarısı kadardır.

    2. Görevlerine göre dokulara eklenerek büyümeyi sağlar, yıpranan yerleri onarır.

    3. Bitkiler meristem dokuya sahip olduklarından büyüme sınırsızdır. Meristem dokudaki hücreler sürekli bölündüklerinden bitki enine, boyuna büyümenin yanı sıra dal,yaprak,çiçek oluşmasını da sağlar.

    4. Hayvanlarda büyüme sınırlıdır. Örneğin insanlar 20 yaşına kadar büyür. Büyüme sonucu özelleşen hücreler bölünme yeteneğini kaybeder. Bölünen hücreler dokunun büyümesini yada yıpranan yerleri onarmayı sağlar.

    5. Çekirdek bölünmesine KARYOKİNEZ, sitoplazma bölünmesine SİTOKİNEZ denir.

    6. Bir hücrelilerde çoğalmayı, çok hücrelilerde vücut hücre sayısının artmasını,büyümesini ve yıpranan yeri onarmaya yarar.

    7. Mitoz bölünme hücre sayısını artırır. Kromozom sayısını sabit tutar. İnsan da 46 kromozom olduğu gibi.

    MAYOZ BÖLÜNME : Eşeyli üreyen canlılardaki eşey ana hücrelerinin kromozom sayısını yarıya indiren bölünmedir.

    İnsandaki 46 kromozomun yarısı anadan yarısı babadan gelir. Bu hücreler birleşince MİTOZ bölünme ile çoğalıp,yavruyu oluştururlar. Sadece mitoz bölünme olsaydı kromozom sayısı yavru hücrede iki katına çıkardı. Bu da ana-babaya benzemeyen canlı oluşması demektir.

    Mayoz bölünmede 1. Ve 2. Mayoz bölünme diye iki bölüm vardır.

    Her evrede Profaz,Metafaz,Anafaz ve Telofaz evreleri vardır.

    1.MAYOZ EVRESİ :

    a) PROFAZ 1 : Kromotin iplikler kısalıp,kalınlaşır. Anne ve babadan gelen benzer kromozomlar yan yana gelir. Her kromozomun yanında kardeş KROMOTİDLER belirir. İğ iplikleri oluşur. Çekirdek zarı erir.

    b) METAFAZ 1 : Kromotidler dörtlü demetler halinde hücrenin merkezinde dizilirler.

    c) ANAFAZ 1: İğ iplikleri kısalıp kalınlaşırken kardeş kromotidler birlikte kutuplara giderler. Sitoplazma boğumlanmaya başlar.

    d) TELOFAZ 1: Kromozomlar tamamen kutuplara çekilir. Çevrelerinde çekirdek zarı oluşur. Böylece iki HAPLOİD hücre meydana gelir.

    2.MAYOZ EVRESİ :
    Mitoz bölünmeye benzer. 2.MAYOZ bittiğinde Haploid kromozomlu 4 hücre oluşur.

    Erkek ve dişi canlıya ait haploid kromozomlu iki üreme hücresi birbiriyle birleşince DİPLOİT kromozomlu bir hücre oluşur.

    Bu hücreye de ZİGOT denir.

    MAYOZ BÖLÜNME ÖZELLİKLERİ :

    1. üreme hücreleri başlangıçta diğer hücreler gibi 2n (46) kromozomludur. Mayoz bölünme tamamlanınca n (23) kromozomludur. Böylece kromozom sayısı birleşme sonucu yine 46 olur.

    2. 1.Mayozdaki profaz 1 evresi çok karmaşıktır. Dörtlü kromotidlere TETRAT denir.

    3. Ana ve babadan gelip birleşen homolog kromozomlar SARMAL birleşerek SİNAPSİS yaparlar. Sinapsis aşamasında kromozomlar arasında gen alışverişi olur. Bu olaya KROSİNG-OVER adı verilir.

    HUCRE BOLUNMELERI:Mitoz,Mayoz

    MITOZ Çekirdek Bölünmesi
    Vucut hucrelerinde meydana gelir.Mitoz bolunmeyle yaralanılan hucrelerin yerine yeni hucreler meydana getirilir.Mitoz tek hucreli canlılarda uremeyi saglar.

    MITOZ Çekirdek Bölünmesi

    Mitoz bolunmenin evreleri

    Mitoz bolunme iki kısımdan meydana gelir.
    1)Cekirdek bolunmesi
    2)Stoplazma bolunmesi

    1.İNTERFAZ
    Canlıların normal yaşam evresidir.Kromatin iplik kısalıp kalınlaşarak kromozomu oluşturur.DNA kendini eşler,boylece kromozom iki katına cıkar.

    2.PROFAZ
    Profaz sırasında mitotik iğ çekirdek dışında toplanmaya başlar,mitotik iğdeki iğ ipliklerinin herbiri,TUBULIN denilen ozel proteinlerden yapılmış olan mikrotübüllerden oluşur.Profazın sonuna yaklaşırken nukleer zar erir nukleolus yada nukleoluslar kaybolur.

    3.METAFAZ
    Metafaz sonucunda kromozomlar oyle bir şekilde tertiplenir ki sentromerleri iki kutup iğinin ortasındaki duzlemde ve kromozomların uzun eksenine 90 derece olacak şekilde duzenlenirler.

    4.ANAFAZ
    Sentromerden kardeş kromatidlerin kopması ve kromozom yarılması ile başlar.Her bir kromozomdaki eşleşmiş kinetokorlar ayrılınca,kardeş kromatid çiftleri de ayrılmaya başlar ve yavru kromozomlar kutuplara dogru cekilirler.

    5.TELOFAZ
    Telofaz sırasında yavru kromozomların kutuplara cekilmesi tamamlanır.Yavru dol kromozomlarının iki takımı ayrı gruplar halinde hucrenın karşıt tarafında toplanırlar.Daha sonra hucre (stoplazma) bolunmesi telofazda devam eder ve herbiri bir cekırdeğe sahip iki yeni hucre ile donuclanır.

    Hücrenin Yapısı
    Bütün canlıların yaşayan en küçük biriminin hücre olduğunu biliyoruz. Onu ilk defa 1665 yılında ingiliz bilim adamı Robert Hook, mantar dokusunda gözleyerek, boşluk anlamına gelen "hücre" sözcüğünü kullanmıştır. Görülen, esasında hücrenin yalnız ölü çeperiydi. Bohemyalı fizyolog Purkinje, hücrenin iç kapsamına protoplazma adını vermiştir. Hücre bilimine ilişkin ilk yayınlar, bitkilerde Schleiden (1838) ve hayvanlarda Schawann (1838) île başlar. Bu iki araştırıcı "Hücre Kuramı" nin kurucuları olarak kabul edilirler.

    Hücreler ya tek başına (birhücreliler ya da protistler olarak bilinen bakteriler, protozoa, birhücreli mantarlar ve algler; keza yüksek bitki ve hayvanların sperma ve yumurtaları) ya da çok hücrelilerde olduğu gibi belirli bir görevi yapmak için farklılaşmış hücre grupları (= dokular) halinde bulunur. Tek bir hücre halinde yaşamım sürdüren canlılara l. düzendeki canlılar, belirli görevleri yüklenmek için farklılaşmış hücrelere sahip canlılara da II. düzendeki canlılar denir, ikinci düzendeki canlıların hücreleri organizma dışında ancak doku kültüründe yaşamını sürdürebilir ve çoğalabilir. ilk doku kültürünü Amerikalı Rass Harrison (1907) semender hücreleriyle yapmayı başarmıştır. Çok hücrelilerin hücreleri birbirine hücre arası madde ile bağlanmıştır (kemik ve kıkırdakta olduğu gibi) ya da bu madde aracılığıyla ilişkidedir (kan ve lenfte olduğu gibi).

    Bazı organizmalar hücre arası maddeye ve hücre sınırına sahip değildirler. Bununla beraber bir canlı birimi olarak tanımlanırlar, örneğin amiplerden Pelomyxa palustris, güneşsilerden (Heliozoa) Actinosphaerium eichorni, birçok ışınlı (Radiolaria), delikli (Foraminifera), Opalinidae, bazı silliler (Ciliata), Myxosporidae ve bitkilerden Siphonales, keza mantarların hifleri bu durumdadır. Bu organizmalar "Ç o k Çekirdekliler" yada "H ü c r e s i z l e r" olarak adlandırılır.

    Hücrenin Evrimsel Gelişimi:
    Bundan yaklaşık 2-3 milyar yıl önce, bir gen-bir enzim şeklinde kendini eşleyebilen ilk molekül meydana gelmiş ve bir zaman sonra bu molekül lipit ve protenoid moleküllerinden oluşmuş bir koaservat keseciğinin içine girerek ilkin hücreyi yapmıştır. Başlangıçta oksijensiz ortamda yaşayan bu hücre, çevredeki birikmiş besin maddelerini kullanıyordu (heterotrof canlılar). Bir süre sonra besin maddesi azaldı ve bu arada anorganik yoldan sentezlenmiş porfirini bünyesine alarak (klorofil oluşumu) kademe kademe Su + CO+ güneş ışığından organik maddeleri sentezleyebilen canlılar (ototrof canlılar) ortaya çıktı. Bu sentezlemenin yan ürünü olan serbest oksijeni, metabolizmalarının etkili bir maddesi olarak kullanan hücrelerden bir kısmı, diğer hücrelerin içine girerek onlarla ortak yaşamaya başladı. Bu arada hücre içine giren simbiyont hücre, birçok hücresel yapısını yitirerek mitokondriye dönüştü. Yalnız, kendi başına (otonom) bölünme yeteneğini ve özel DNA'sını bugüne kadar saklayabildi. Keza bu arada ilkin denizde burgu gibi dönerek hareket eden bazı bakteriler (Spirochaeta benzeri) bu hücrelerin üzerine yapışarak onlara hareket olanağı vermiş ve bu arada onların yakaladığı besin maddelerine de ortak olmuştur.

    Bir zaman sonra aralarındaki ilişki ortak yaşama (simbiyozise) dönüşerek, yapışan hücreler kamçı ve silleri oluşturmuştur. Nitekim bu bakterilerin (bugün yaşayanlarının) yapısı, kamçıların ve sillerin yapısına benzemektedir. Lizo-zom, ribozom ve çekirdek zarının da simbiyotik ilişkilerle dışarıdan girdiğine ilişkin kanıtlar. Sonuç olarak modern hücre, birçok ilkin hücrenin ya da hücre benzeri varlığın simbiyotik ilişkiler içinde bir araya gelmiş karmaşık bir kombinasyonudur.

    İlk defa 1665 yılında Robert Hook kendi yaptığı mikroskopla şişe mantarından aldığı kesiti incelemiştir. Gördüğü odacıklara Hücre adını vermiştir.
    HÜCRE : Canlıların en küçük yapı birimine denir.

    Hücre zar,sitoplazma ve çekirdek olmak üzere 3 kısımda incelenir.

    HÜCRE ZARININ ÖZELLİKLERİ :
    1. Tüm hücrelerde bulunur. Bitkilerde çeper de bulunur.
    2. Mozaikli yapıdadır. Protein ve yağ moleküllerinden oluşmuştur.
    3. Seçici geçirgen özelliğe sahiptir.
    4. Esnektir. Hücre içindeki sıvı miktarına göre genişler veya daralır.
    Kısaca canlı,esnek,seçici geçirgen,saydam iki sıra yağ ve arsındaki protein moleküllerinden ibarettir.

    SİTOPLAZMANIN ÖZELLİKLERİ :
    1. Çekirdek ile zar arasını dolduran canlı ve akışkan sıvıdır.
    2. %90 nı su geri kalanı protein,yağ,karbonhidrat,madensel tuzlar ve vitaminlerden ibarettir.
    3. İçinde organelleri barındırır.
    4. Su da çözünmez. Zardan geçemez. Kolloid sıvıdır.

    ORGANEL : Sitoplazma içinde bulunan yapı ve görev birimleridir.
    Mitokondri, Endoplazmik retikulum, Ribozom, Lizozom, koful, sentrozom, Plastitler, Golgi cisimciği önemli organellerdir.

    MİTOKONDRİ : Yumurta veya çubuk şekline benzer. Çift zarı vardır. İç zar girintili çıkıntılıdır. Hücrenin enerji kaynağıdır. Hücreye gelen besin maddeleri hücresel enerjiye dönüşür. ATP ( Adenozintrifosfat) adı verilen enerji hücrelere dağılır. Gerekli yerlerde serbestçe kullanılır.

    ENDOPLAZMİK RETİKULUM :Çekirdek ve zar arasında ince kanal sistemidir. Taşıma görevi vardır. Üzerinde ribozomlar bulunur.
    RİBOZOM : Hem End.Ret. üzerinde hem de sitoplazma içinde bulunurlar.
    Küre şeklindedirler. Protein sentezler.

    GOLGİ CİSİMCİĞİ : Üst üste yığılmış torbacık şeklindedir. Bakteri dışında tüm hücrelerde vardır. Ribozomda üretilen protenin yapısını değiştirerek salgı maddesine çevirir. Bitkideki selülozu golgi cisimciği salgılar. Salgılarını depo eder.
    KOFUL : Artık maddelerin depolandığı,dışarı atıldığı yerdir. Sindirime de yardımcı olur. Bitkide büyük hayvanlarda küçüktür. Hücre yaşlandıkça kofullar çoğalır ve büyür.

    LİZOZOM : Tek zarlı torbacıklardır. En çok akyuvarda bulunur. Golgi cisimciğindeki depolanmış salgıları ilgili yerlere taşır. Bunlar sindirici özellik taşır. Böylece hücre kendi kendini sindirmesini önler.

    Bazen Lizozomun zarı açılır ve hücre kendini sindirmeye başlar. Bu olaya OTOLİZ denir. Yaşlanmış hücreler böyle yok edilir. Yani lizozom enzimleri hücreyi sindirip yok eder. Hücre sindiriminde görevlidir.

    SENTROZOM : Hayvanlarda bulunur. İlkel bitkilerde de bulunabilir.
    Demet şeklinde 9 iplikçikten oluşmuştur. Bölünme esnasında her sentriol eşlenerek yavru hücrelere giderler. Ayrıca kamçı ve sil (kirpiksi cisim) oluşturur. Bölünme esnasında iğ iplikleri oluşturur.

    PLASTİTLER : Bitkilerde bulunur. Mitokondriye benzer. Fakat büyüktür. Hücre bölünmesinden bağımsız olarak bölünüp çoğalırlar.
    Kloroplast,kromoplast ve lökoplast olmak üzere 3 çeşittir.

    KLORPLAST : Yeşil bitkilerde bulunur. Fotosentezin gerçekleştiği organeldir. Yeşil rengi Klorofil a ve b moleküllerinden gelir.
    Başka renk molekülleri de vardır ama sayıca azdır.

    KROMOPLAST : Bitkinin yeşil dışındaki organlarının hücrelerinde bulunur. Erik ve elmada başlangıçta yeşil daha sonra kırmızı veya başka renge dönüşür. Meyve olgunlaşırken yeşil rengi veren kloroplast daha sonra kromoplasta dönüşür.

    LÖKOPLAST : Bitkilerin kök,gövde gibi kısımlarında daha çok bulunur. Nişasta,protein ve yağ depo ederler. Renk maddesi bulunmaz. Ancak ışıkta bırakılırsa lökoplastlar kloroplasta dönüşür. Örneğin patates ışıkta bırakılırsa kabuğun altından yeşermeye başlar.
    Lügol damlatılırsa içindeki nişastanın varlığı anlaşılır.

    ÇEKİRDEK :
    Hücrenin büyüme,bölünme ve onarım işlerini denetleyen merkezidir. Bazı hücrelerde birden fazla çekirdek bulunurken bazılarında hiç bulunmaz. Kırmız kas ve karaciğer hücrelerinde birden fazla çekirdek vardır.

    Kandaki alyuvar hücrelerinde ise hiç çekirdek yoktur. Bakteri ve mavi-yeşil su yosunlarında da çekirdek yoktur. Bunlarda çekirdek maddesi sitoplazma içinde dağınık şekilde bulunur.

    Çekirdeği yok edilen amip birkaç gün içinde ölür. Eledeo Bitkisinin hücrelerin lügol damlatlırsa çekirdek kahve renk alır. Çekirdek 4 kısımdan ibarettir. Zar,Özsu,çekirdekçik ve Kromotin iplik

    ÇEKİRDEK ZARI : Hücre zarına benzer. Por adı verilen delikçikler vardır. Porlar madde alışverişini kontrol eder.

    ÇEKİRDEK ÖZSUYU : Sitoplazmaya benzeyen kolloid sıvıdır.
    Kimyasal yapısında organik bileşikler ve nükleik asitler bulunur.

    ÇEKİRDEKÇİK : Çekirdek öz suyunun yoğunlaşmasıyla zarsız yapıdır.
    Bir veya birkaç tane olabilir. Protein ve RNA (Ribonükleik asit) yönünden zengindir. Protein sentezinde önemli görev alır.
    Hücre bölünürken yok olur. Mikroskopta parlak tanecik olarak görülür.

    HÜCRE BÖLÜNMESİ :
    Belirli bir büyüklüğe ve olgunluğa erişen hücreler bölünmeye başlar.
    İki tür bölünme vardır. Mitoz ve Mayoz bölünme.
    Mitoz bölünme tek hücrelilerde üremeyi, çok hücrelilerde büyüme,onarım ve gelişmeyi sağlar.
    Hücre bölünmesinin hızı hücrenin özelliklerine göre değişir. Embriyonun ilk evrelerinde 20 dakika da bir bölünür. Sinir hücreleri hayatın sonuna kadar bölünmez. Derimiz oluşturan epitel hücrelerde sık sık bölünür.
    Çok hücreli canlılarda bölünme canlının kontrolündedir. Kontrol dışına çıkarsa kanser gibi hastalıklara neden olur.
    Tek hücreli canlılarda sitoplazma ve çekirdek yeterince büyüyünce çekirdek bölünme emri verir. Çekirdek ve sitoplazma böylece ikiye bölünür.

    MİTOZ BÖLÜNME :
    Vücut hücrelerinin belirli bir büyüklüğe gelince bir hücreden birbirine benzeyen iki yavru oluşmasına MİTOZ BÖLÜNME denir.
    Mitoz bölünme sonunda hücrenin hacmi küçülür,hücre sayısı artar.

    Mitoz iki aşamada meydana gelir.
    1. İnterfaz
    2. Çekirdek eşlenmesi
    3. Sitoplazma bölünmesi

    1. İNTERFAZ : Mitoz hücre bölünmesinde bölünmeye hazırlık evresidir.

    2. ÇEKİRDEK EŞLENMESİ : Profoz,Metafaz,Anafaz,Telofaz evreleri vardır.
    a. PROFAZ : Çekirdek zarı ve çekirdekçik eriyerek kaybolur. Kromotin iplikler kromozom halini alır. Boyları kısalır. Enleri kalınlaşır.
    b. METAFAZ : İğ iplikler oluşur. Eşleşen kromozomlar hücrenin merkezine dizilirler. Kromozom sayısı bu evrede sayılabilir.
    c. ANAFAZ : İğ iplikler kısalır. Eşleşen kromozomlar iğ iplikleri üzerinde kutuplara gider. Son aşamada iğ iplikleri merkezden başlayarak kaybolmaya başlar.
    d. TELOFAZ : Kromozomlar tamamen kutuplara çekilir. Kromotin iplik haline dönerler. Çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur. Böylece çekirdek eşlenmesi tamamlanır.

  2. #2
    sağolun