Atatürk Hangi Takımı Tutardı?

 Atatürk Hangi Takımı Tutardı?

  Okunma: 197687 - Yorum: 195
  1. #1
    Atatürk Hangi Takımı Tutardı?


    Atatürk hangi takımı tutardı?

    F.Bahçe ve Beşiktaş'tan sonra G.Saray'ın da 'Atatürk Galatasaraylıydı" iddiası küllenmiş bir tartışmayı yeniden alevlendi. Taraflardan birbirinden ilginç açıklamalar geldi. İşte iddialar

    Atatürk hangi futbol takımını tutardı? Geçmişte yaşanan bu tartışma, Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç'ın açıklamasıyla bir kez daha alevlendi. Kıraç "Atatürk için kimi Beşiktaşlıdır, kimi Fenerbahçelidir diyor ama biliyoruz ki Atatürk Galatarasaylıydı" dedi ve 3 gerekçe gösterdi: "Birincisi, Tevfik Fikret'e olan bağlılığıdır, İstanbul'a her gelişinde onun Aşiyan'daki mezarını ziyaret ederdi. İkincisi, yanında güvendiği Galatasaraylılar vardı. Üçüncüsü de, çok iyi okuyup yazdığı Fransızca nedeniyle Galatasaraylıdır."

    İşte tarafların 'Atatürk'ün tuttuğu takımla" ilgili iddiaları...

    Fenerbahçe Cephesi

    * Ali Şen (Fenerbahçe Kulübü eski Başkanı)

    Tabii ki Fenerbahçeliydi

    1928'de FB- GS arasında oynanan ve 3-3 biten Gazi Kupası maçından sonra 3'ü GS'li 2'si Fenerli 5 kişinin önünde şunları söylemiştir: "Burada üçe üçüz, çünkü ben de Fenerbahçeliyim."

    * Selim Soydan (Eski futbolcu-spor yazarı)

    Kulübü ziyaret etmiş

    Her her Türk Atatürk'e sahip çıkmak ister. Galatasaraylılar da sahip çıkmak istiyorlar. Benim bildiğim Atatürk, Fenerbahçeli. Kulübe gelip "Ziyaret etmekten çok büyük mutluluk duydum" demiş.

    * Sertaç Kayserilioğlu (FB Müzesi Danışmanı)

    GS'lilerin belgesi yok

    Galatasaraylıların ellerinde hiçbir belgeleri yok. Atatürk'ün hiç bir yerde "Ben Galatasaraylıyım" diye yazdığı bir yazı bulunmuyor.

    * Ergun Hiçyılmaz

    Beşiktaş'a daha yakındı

    Atatürk'ün evi Beşiktaş Kulübü'ne komşuydu. Beşiktaşlı yöneticilerin kendisini ziyaret ettiği söylenebilir. Kurtuluş Savaşı'na imza atmış birçok kişi Beşiktaş Kulübü'nün kurucuları arasındaydı. Madem Atatürk Fenenerli, Fenerliler statlarına neden Atatürk ismini koymadılar.


    Galatasaray Cephesi

    * Doğan Koloğlu (Spor Yazarı)

    Galatasaray'a yakındı

    Atatürk'ün laiklik konusundaki fikir babası Tevfik Fikret'tir. O dönemlerde laikliğin konuşulduğu tek yer Galatasaray camiasıdır. Bu anlamda bu camiaya yakın olduğunu söyleyebiliriz.

    * Gün Kut (Galatasaray Lisesi Müdürü)

    Arkadaşları GS'liydi

    Atatürk değerleri ve eğitim kurumu olarak Türkiye'ye katkılarından ötürü Galatasaray'ı ayrı bir yere koyuyordu. Çünkü hem saygı duyduğu kişiler hem de yakın arkadaşları Galatasaraylıydı.

    * Refik Arkan (GS Asbaşkanı)

    Tek kanıt ziyaret

    Herhangi bir kulübe kayıtlı olduğuna dair bir belge bulunmuyor.. Bütün kulüpler ziyaretlerden yola çıkarak kendilerine üye olduğunu söylüyorlar.

    * Tuğrul Yenidoğan

    Takım tutsaydı Harbiye'yi tutardı

    Atatürk hayatında 2 kez futbol maçına gitmiştir. İkisi de üç büyük klübün maçı değildir. Tüm kulüplere aynı uzaklıktaydı. Galatasaray Kulübü'nü değil, Galatasaray Lisesi'ni ziyaret etmiştir. Atatürk takım tutsaydı Harbiye takımını tutardı. Üç büyük takımın hiç birini tutmuyordu.


    BJK Cephesi


    1) Komşumuzdu

    Atatürk, Yıldırım Ordu Komutanlığı'na getirilmeden önce Beşiktaş Kulübü'nün yanındaki evde oturuyordu. Takımı çalıştıran Ahmet Fetgeri'yi yanına çağırarak Beşiktaş'ın spora verdiği önemden ötürü memnuniyetini dile getirirdi.

    2) Annesini bize emanet ederdi

    1914-1920 arasında sık sık İstanbul dışına çıktığından annesi ile kız kardeşini Beşiktaşlı idarecilere emanet ederdi.

    3) Beşiktaş'ın misyonunu sevmişti

    Hatta İttihat Terakki toplantılarının birinde "Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız" diyerek Beşiktaş'ı örnek veriyordu. Hatta İttihat Terakki toplantılarının birinde "Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız. Programınız ve lideriniz yok" diyerek Beşiktaş'ı örnek veriyordu.

    'Atatürk taraftarımızdı' dedirten iddialar

    Fenerbahçe

    1) 5 Haziran 1932'de Fenerbahçe'nin Kuşdili'ndeki binası yanınca, Ata 500 kuruş bağışlar.

    2) Atatürk kulüp ziyaretinde hatıra defterine şöyle yazar: "Fenerbahçe Kulübü'nün her tarafa mazhar-i takdir olmuş bulunan aşari mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim."

    3) Atatürk İstanbul'a her gelişinde yakın arkadaşı aynı zamanda Kulüp Başkanı olan Sabri Bey'in Moda'daki evinde kalırdı.

    4) 3 Mayıs 1918'de Filistin Cephesi'ne giderken birkaç günlüğüne İstanbul'a uğrayıp, Fenerbahçeyi ziyaret etti.

    Galatasaray

    1) Savaşlarda Atatürk'ün çevresinde hep Galatasaraylılar oldu.

    2) Galatasaray Lisesi'ni 3 kez ziyaret etti.

    3) Atatürk'ün okulu ziyaretinde Şükrü Kaya, "Efendim, siz de bizden misiniz?" demiş. Atatürk "Ne demek o?" demiş, "Yani Galasataraylı mısınız?" demiş. "Ben demiş takım tutamam. Ben bütün takımların üzerindeyim, bütün takımlar benim takımımdır" demiş.

    Not:Ben bu konuyu buraya tartışma amacı açmadım...Sadece sizleri bilgilendirmek amacı açtım..Lütfen cevaplarınıza dikkat ediniz..



  2. #2
    Bencil değilim ama Atatürk kesinlikle Fenerbahçeli öylede olmak zorunda
  3. #3
    Atatürk ve “Fenerbahçe”si

    Fenerbahçe’nin müttefiklerle mücadelesi sadece yeşil sahalarla da sınırlı kalmayacak, Cihan Harbi’nde vatana feda ettikleri diğer sporcuları gibi, futbolcularının büyük bir bölümünü yine işgal yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah aktarılmasında etkin bir rol oynatarak vatanının ihtiyaç duyduğu konuda hayatlarını budaktan esirgemeyeceklerdi. “ İttihad ve Terakki’nin bir kolu olduğu ” ithamı ile işgal kuvvetlerinin devamlı olarak bastırması sonucunda kulübün kapatılma çalışılmaları ortamına rağmen, yurdun düşmandan kurtulması yolunda üstlendiği tarihi misyonu en ulvi bir biçimde yerine getirerek, bir başka idealde de yarınlara örnek olacak olan Fenerbahçe Spor Kulübü, aydınların, işgal yıllarının acılı şehit ailelerinin, hulasa Türk ulusunun şeref ve cesaret duygularının yurda adeta armağanı oluyordu. İşte bu nedenledir ki ulu önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 1918 yılında ilk spor kulübü olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nü ziyaret ediyor ve de kulüp şeref defterinin nezdinde de, tarihin altın sayfalarına da şu mısraları geçiyordu:

    “Fenerbahçe Kulübünün her tarafta mazhar-ı takdir olmuş (takdirle şereflendirilmiş) bulunan asar-ı mesaisini(yaptığı üstün çalışmaları) işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmetini (üstün hizmet veren kişileri) tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası (yerine getirilişi) ancak bugün müyesser (mümkün) olabilmiştir. Takdirat (takdirlerimi) ve tebrikatımı (tebriklerimi) buraya kayt ile (kaydetmekten dolayı) mübahiyim (mutluyum).

    3. 5 . 1334 (1918). Ordu Kumandanı
    (Yıldırım Orduları Gurup Kumandanı): MK (İmza)”



    Hazırlayan:
    Dr. R. Sertaç KAYSERİLİOĞLU
    Fotoğraflar: R. Sertaç KAYSERİLİOĞLU arşivi
    23. KAYSERİLİOĞLU, R. Sertaç Dr. : “Dersaadet’ten İstanbul’a ” . Syf:50 İst/1999
    24. HİÇYILMAZ, Ergun: “Savaşan Fenerbahçe”. Sabah Gazetesi, 27 Mayıs 2001
    25. DUMAN Selahattin : “Fenerbahçenin Gizli Tarihi” Sabah Gazetesi, 2 Eylül 1996

  4. #4
    Ezüq _kelebek Nickli Üyeden Alıntı
    Bencil değilim ama Atatürk kesinlikle Fenerbahçeli öylede olmak zorunda
    Bende Fenerbahceliyim Ama Burada Sıradan Bir Kişiden Deil Mustafa Kemal Atatürk'den söz Ediliyor ''OLMAK ZORUNDA'' demek de ne demek oluyo arkadasım Kaldı ki Bu Yaptıgını Adlandırmak Gerekirse Bencillik Olarak Degil Saygısızlık Olarak Adlandırmak Gerekir Site Yöneticilerinden Israrla O yorumun Oradan Kaldırılmasını ve Sonuçla İlgili Bilgilendirilmeyi Rica Ediyorum Çünkü Olay Tartışma Olmaktan Çıkıp Mustafa Kemal Atatürk'e Hakaret Olarak Adlandırılır -Nihat KARAAGACLI- nihat_987@hotmail.com

  5. #5
    nihat K. Nickli Üyeden Alıntı
    Bende Fenerbahceliyim Ama Burada Sıradan Bir Kişiden Deil Mustafa Kemal Atatürk'den söz Ediliyor ''OLMAK ZORUNDA'' demek de ne demek oluyo arkadasım Kaldı ki Bu Yaptıgını Adlandırmak Gerekirse Bencillik Olarak Degil Saygısızlık Olarak Adlandırmak Gerekir Site Yöneticilerinden Israrla O yorumun Oradan Kaldırılmasını ve Sonuçla İlgili Bilgilendirilmeyi Rica Ediyorum Çünkü Olay Tartışma Olmaktan Çıkıp Mustafa Kemal Atatürk'e Hakaret Olarak Adlandırılır -Nihat KARAAGACLI- nihat_987@hotmail.com
    Hakaret nerede anlamadım Fenerbahçeliler Fenerbahçeli olmasını istiyor hakaret yok

  6. #6
    Fb'liLer istio die Atatürk Fb'Li oLmak mı zornda arkdsm manyqmsnz sz ya .s .d
  7. #7
    Fb'liLer istio die Atatürk Fb'Li oLmak mı zornda arkdsm manyqmsnz sz ya .s .d
    Adam gibi koşun lütfen...Tabikide böyle bişey yok ama Atatürk Fenerbahçeye yakınlığınla bilinir,bu demek olmuyor ki Galatasaraylı veyada Beşiktaşlı değil,ama hem yanında çalışan kişilieri hemde tatürkün yakın arkadaşları Atatürkün Fenerbahçeye yakınlığından söz eder...

  8. #8
    ben fb liyim ..
    kendim fb li olduğum için demiorm ama bende bu yazıyı tarih kitabımda okumuştum..

    1928'de FB- GS arasında oynanan ve 3-3 biten Gazi Kupası maçından sonra 3'ü GS'li 2'si Fenerli 5 kişinin önünde şunları söylemiştir: "Burada üçe üçüz, çünkü ben de Fenerbahçeliyim."

    bu yüzdende fenerbahçeli olduğunu düşünüyorum :) ya da fenerbahçeye karşı bi zaafının olduğunu düşünüyorum :D bşka bi takımı tutsa da değşen bişi olmıcaktı :D çok gereksiz bi tartışma yani..

    emeğine sağlık :)

  9. #9
    ya evet fenerliler istiyor diye fenerli olmak zorunda değil ama ATATÜRK 'ün fenerli oldugu bi kesin çünkü bu metni açıklamayı okuyan her insan anlayacaktır fenerli oldugunu hepsini okudugunuzdu en mantıklı gelen fener taraftarlarının açıklamalarıdır... sadecde mantıklı düşünmek gerekiyor o kadar...
  10. #10
    arkadaşlar öncelikle hepinize selam Atatürk Beşiktaşlıydı bunun en yakın kanıtı manevi kızı Ülkü Adatepenin verdiği reportajda Atatürk Beşiktaşlı demesiydi.Ayrıca Atatürk Fenerbahçeli olmasının imkanı yok sakın yazcaklarımı yanlış anlamayın ama ozamanda Fenerbahçenin 3 başkanıda Atatürke suikast girişiminden idam edilmişlerdir yazımın devamında hepsini kaynaklarla ispatlıcam ayrıca Atatürk yıllarca Beşiktaş semtinde yaşamıştır Zübeyde hanım Beşiktaş kulübünün yanında akaretlerde kalmıştır.ve Atatürk samsuna çıkarken ziyaretine gelenlere "paşa hazfretleri beni kulübüne emanet etti demiştir şimdi sizlere 100lerce belgeyle Atatürkün Beşiktaşlı olduğunu ispatlayabilirim ama önemli olan Beşiktaşlı olmasından ziyade Atatürkün asla Fenerbahçeli olamayacağıdır çünkü Fenerbahçenin o dönemdeki başındaki kişiler Atatürkün sevmediği ingilizlerle iş birliği yapan Ittihat ve Terakicilerdi.Şimdi belgelerle herşeyin ispatına geçelim.

    Öncelikle Fenerbahçenin yalan tarihini ve insanların nasıl kandırıldığını bu 3 bölümden oluşan videoyu izleyerek Fenerbahçeli olsanız dahi gerçekleri görüp Atatürkün Fenerbahçeli olamayacağını anlarsınız.

    http://www.izlesene.com/video/haber-...olum-1/1041415


    Haber1903: Beşiktaş’ta Atatürk’ün Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne komşu olduğunu biliyoruz. Hatırlıyor musunuz o dönemleri?


    Ülkü Adatepe:Atatürk’ün o dönemde bulunan evi Beşiktaş’taydı. Hatta Milli mücadele döneminde Samsun’a giderken annesini ve kız kardeşini ahbapları olan Beşiktaşlı yöneticilere emanet ettiğini biliyorum.

    Haber1903: Hatta Ahmet Fetgeri başta olmak üzere Beşiktaşlı sporculardan bazıların İstanbul’dan Anadolu’ya yapılan silah sevkiyatında görev aldıklarını yani Milli mücadelede bir nevi kader birliği yapıldığını biliyoruz.



    Ülkü Adatepe:Evet aynen öyle…

    Haber1903: Atatürk gerçekte hangi kulübü destekliyordu. Sanırım bunu en iyi siz bilirsiniz?



    Ülkü Adatepe: Atatürk o zamanki konumu itibariyle kimi desteklediğini belli etmezdi. Fakat kimisi Beşiktaşlı olduğunu söylerdi, kimisi ise Fenerbahçeli olduğunu söylüyordu. Bana etrafındakilerin çoğunun Beşiktaşlı olduğu anlatılıyordu. Evinin Beşiktaş Kulübü’nün yanında olması bu iddiaları daha da güçlendirir gibi. Bu yüzden sanırım Atatürk Beşiktaşlıydı. Kendisi gerçek bir psikolog gibiydi. Bütünlüğü sağlamak amacıyla bu tip yorumlara pek girmezdi.

    http://www.youtube.com/watch?v=R3VorBRYgJw

    Atatürkün gönlünde yatan kulüp;
    http://www.youtube.com/user/aydinbay.../4/Arc_RbsgxI4
    http://www.youtube.com/user/aydinbay.../3/7y_f3vQxdto
    http://www.youtube.com/user/aydinbay.../2/HzWfBQPBW6U
    http://www.youtube.com/user/aydinbay.../1/QFsouB9fTlk


    Günümüzde futbol, en ileri gelen spor dalı olmuştur. Milyon dolarlık transferler ile yabancı futbolcuları ülkemize getirterek, hem onların ülkemizi görmesini sağlıyor hem de yerli futbolcunun sportif-teknik anlamda onlardan yararlanmasına neden oluyorduk.

    Ülkemizde futbol son yıllarda fenomen halini aldı. Neden oldu bu? Biz mi seçtik yoksa seçtirildik mi?


    Beşiktaş’ın Kuruluşu Mustafa Kemal’e Güç Verdi

    “Mustafa Kemal, Erkanıharbiye’nin 3. sınıfına gelmişti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, “Hürriyet ve İstibdadı düşünüyordu. Bu arada Mektebi bitirdikten sonra kurmayı düşündüğü Vatan ve Hürriyet Cemiyeti ağır ağır kafasında şekilleniyor, mezun olacak arkadaşlarını bu doğrultuda hazırlıyordu. İşte tam bu günlerde bir haber aldı. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü (1903) kurulmuştu. Subay ve Saray’a yakın kişilerden oluşan bu kuruluş, Mustafa Kemal’in ilgisini iyice çekti. Nasıl olmuştu da Yıldız Sarayı’na yüz metre mesafedeki Osman Paşa Konağı’nda gençler biraraya gelmiş; Saray hafiyelerinin gözlerinin önünde sportif faaliyetlerine girişmişlerdi? Mustafa Kemal’i o günlerde sportif çalışmalardan çok, Saray’a karşı oluşturdukları fikirler ilgilendiriyordu. Mustafa Kemal, kurucularının Zabit, yaptıkları sporların güreş, eskrim, gülle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks olmasından dolayı da Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü ile ilgilenmişti. Fakat O’nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek biraraya gelmeleriydi. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’ne bağlılığı arttı.”

    Mustafa Kemal: “Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü kadar olamadınız...”

    ... Mustafa Kemal Şam’da Vatan ve Hürriyet’i kurduktan sonra 1907 yılında Selanik’e gelerek İttihati Terakki’ye katıldı. Yaptıkları toplantıda, Cemiyet’i şiddetle tenkit ediyor, “Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadız. Programınız ve lideriniz yok” diyordu. İşte o günleri, Mustafa Kemal’in çalışma arkadaşlarından Mithad Şükrü şöyle anlatıyordu:
    “Gençlik, ne büyük bir kuvvetmiş meğerse. Damarlarımızda kan yerine alev aktığı günler, Selanik’te bütün arkadaşlar hep biraradayız. Sık sık toplantılar yapıyoruz. En büyük zevkimiz, Saray idaresine rahatça atıp tutmak. Bu atıp tutmalar, Padişah’a uzaktan yumruk sallamalar, bereket versin ki evimizin dört duvarını aşmıyor. Yanya birahanesindeki buluşma yerimize Mustafa Kemal de sık sık geliyor.Bazen kızardı; -Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü kadar olamadınız – derdi.”

    Beşiktaşlı sporcuların söylediği Marş, Mustafa Kemal’i duygulandırdı

    ... Çanakkale Zaferi’nin kahramanı Mustafa Kemal, Edirne’de 16. Kolordu Kumandanlığına tayin edildi. Mustafa Kemal, İstanbul’a geldiği gün geceyi Pera Palas Oteli’nin 201 nolu odasında geçirdi. Ertesi gün, bir yıldan beri yüzünü göremediği annesi Zübeyde Hanımefendi’nin Beşiktaş Kulübü yanındaki evine koştu. Mustafa Kemal evinin arka kapısından Beşiktaşlı sporcuların idman yaptığı sahaya çıktı. Ve yine Beşiktaş Kulübü’ne arka kapısından girdi. Burada bulunan idarecilere validesine gösterdikleri yakın alakadan dolayı teşekkür etti. Mustafa Kemal, Beşiktaş’ın yeni lokaline hayran kalmıştı. Kulüp lokalinde o sırada kılıç, eskrim, güreş, boks idmanları yapılıyordu. İdarecilerden Cami Bey, Ahmet Fetgeri Bey, Fuat Bey kulübün 1903 kuruluş günlerinden bu yana Zabit arkadaşlarıydı. Cami Bey, 1908 Meşrutiyet döneminde Yüzbaşılıktan ayrılarak Meclisi Mebusan’a Fizan Mebusu olarak girmişti. Kulüp’te hem güreşiyor, hem de bu sporun hocalığını yapıyordu. Mustafa Kemal uzun süre idarecilerle hasbıhale idmanları izledikten sonra, evine döndü.Uyumaya çalışırken, birden Beşiktaş Kulübü’nden bir marş söylendi. Marşı belki de yüze yakın genç ve çocuk söylüyordu. Sözleri aynen şöyleydi.

    Hayatı süsledik izharı ittihatla bugün,
    Yolunda gençliğin ulvi değil miydi birleşmek.
    Sebatı bayrağımız yaptık, i’tilamız için
    Neticesiz ve boş olmaz sebatla hiçbir emek.
    Dakikalar bize bir nağbe nişad olsun.
    Kulübümüzde müceddet nücumu mevc vursun
    Bu kainat bize hep gıpta ediyor isar,
    Biz onbir arkadaşız, lakin arkamız daha var.
    Bu zevk alemi dar zannedip de aldanalım,
    Vekar hak gibi sakin, nezih ve saf olalım.
    Fakat bu hal ile, kuvvet gibi cesur olalım.

    Mustafa Kemal bu marşla duygulandı. Uykusu kaçmıştı. Daha dün kadar yakın, yaptığı savaşları, yanında şehit düşen er ve Zabitleri düşünüyordu. İşte dinlediği bu marş’ın şiiri de Çanakkale’de şehit düşen Beşiktaş futbol takımı kaptanı şair Kazım’a aitti.

    “Efendiler, sizlerin ve sporcularınızın çalışmalarını dikkatle izliyorum...”

    ... Mustafa Kemal, Akaretler Caddesi 76 numaralı evinin arka bahçesine çıkarak istirahat ederdi. En büyük tutkusu hasır sandalyesine oturup, ağızlıklı sigarasını tüttürüp, annesi Zübeyde Hanımefendi’nin pişirdiği kahveyi yudumlarken Beşiktaş idmanlarını seyretmekti. Bitişiğindeki Beşiktaş Kulübü’nün arka kapısı da bu meydana açılıyordu. Mustafa Kemal burada, güreş, futbol, eskrim, gülle atma sporlarını bir biri ardına takip ediyordu. İşte gene böyle bir gündü. Beşiktaş jimnastik hocalarından Ahmet Fetgeri, güreş, Yüzbaşı Fuat da eskrim derslerini vermişlerdi. Mustafa Kemal onlara döndü, “Evime buyurunuz beyler” dedi. İki zabit jimnastik hocası, Mustafa Kemal’in sunduğu çayları yudumlarken, O şu konuşmayı yaptı:

    “Efendiler,
    Sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını, çeviklik, maharetlerini uzun zamandan beri büyük bir zevkle ayrıca dikkatle izliyorum.
    Spordan yoksun olan bir gençlik, nasıl ki vatan müdafası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o vücut o kafayı ileriye ***üremez, taşıyamaz.
    Bugün bünyemizde toplayıp ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığımız bu gençler, tam anlamda bedenen ve fikren geliştikleri zaman vatan müdafasında, ilmi sahalarda olduğu gibi spor alanlarında da Avrupalı hasımlarına Türk’ün ölmez gücünü ispat edeceklerdir. Sizi candan kutlar, başarılarınızı her zaman duymak isterim.”

    Samsun’a çıkarken, Beşiktaş Kulübü’ne veda etti

    ... 16 Mayıs 1919 günü Şişli’deki evinden erken uyandı. Samsun’a yola çıkacak olan Mustafa Kemal öğle yemeğinden sonra, yanına validesi Zübeyde Hanımefendi ile yaveri Cevat Abbas beyi aldı. Akaretler caddesindeki evine geldi. Şişli’deki pansiyon olarak tuttuğu evde otururken, Beşiktaş’daki evinde de kiracı olmaya devam etti. Bitişiğindeki Beşiktaş Kulübü’nün hocaları, sporcuları ve Zabit arkadaşları Mustafa Kemal Paşa’yı uğurlamak üzere kapısının önüne yığıldılar.
    Paşa, “Validem Hanımefendi’yi sizlere bir kez daha emanet ediyorum. Gözüm arkada kalmasın” dedi.
    Mustafa Kemal Paşa son kez, annesinin elini sokak kapısında öpüp ona sarılırken, Beşiktaşlılar haykırıyordu;
    “Kalbimiz seninle Paşam. Bizi unutmayınız”
    Mustafa Kemal Paşa otosundan: “Mutlaka... Mutlaka” diyerek el sallıyordu.

    Zübeyde Hanım: “Paşa Hazretleri beni Kulübü’ne emanet etti...”

    Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışından günler sonraydı...
    Zübeyde Hanımefendi’nin Beşiktaş Akaretler Caddesindeki evinin kapısını iki genç hanımefendi çaldı. Kapıyı Zübeyde Hanım açtı. Onları görünce sevinçle içeri buyur etti.
    Bu iki genç hanıma kendi eliyle pişirdiği kahveleri ikram ederken ilk sözü, misafirlerinden daha yaşlı olanı aldı:
    “Ziyaretimize hem sizin ellerinizi öpmek, hem de bir ihtiyacınız olup olmadığını sormak için geldik” dedi.
    Zübeyde Hanım teşekkürle şu cevabı verdi:
    “Paşa Hazretleri Anadolu’ya gittikten sonra sağolsunlar komşumuz Beşiktaşlılar hergün kapımı çalarak – Valide Hanım bir arzunuz, bizlere bir emriniz var mı?- diye sordular. Bana Paşa Hazretleri’ni hatırlatıyorlar. Onları çok seviyorum. İyi ki Selanik’ten doğruca buraya gelmişim. Paşa Hazretleri her zaman olduğu gibi bu defada cepheye giderken beni kulübüne emanet etti.”
    Zübeyde Hanımefendi’nin iki misafirinden büyük olanı Muallime Şekibe Hanım’dı. Eşi Kurmay Albay Galatalı Şevket Bey tutukluydu. Zübeyde Hanım’ın ikinci misafiri Şekibe Hanım’ın kızkardeşi Muallime Adile Hanım’dı. Şekibe Hanım, Kandilli Kız Lisesi’nde Biyoloji muallimesi, kardeşi Adile Hanım ise Kumkapı İlkokulu’nun müdiresiydi. Adile Hanım’ın eşi de, Zübeyde Hanım’ın çok sevdiği Yüzbaşı Necati Bey idi. Bu sırada Necati Bey, Milli Mücadele için Anadolu’ya kaçmıştı. Zübeyde Hanım’ın gözlerinin önüne Selanik’ten kaçışı geldi. Necati Yüzbaşı, Zübeyde Hanım’ı lokomotifin kömürleri arasına saklayarak kışta kıyamette getirmişti.

    YÜZBAŞI NECATİ PANKOĞLU Kendisi Fenerbahçe’liydi.. ATA’nın BEŞİKTAŞLI olduğunu ömrü boyunca anlattı

    Yüzbaşı Necati Pankoğlu, 1911 yılında Mülazımsani (Üsteğmen) iken Trablusgrap’ta Binbaşı Mustafa Kemal’in yanında İtalyanlar’a karşı savaş açtı. Yüzbaşı Necati 1915 yılı şubat ayı ilk günleri içinde, Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım’ı Selanik’ten kaçırarak, Akaretler caddesindeki Beşiktaş Kulübü’nün yanındaki eve yerleştirdiğini, hayatı boyunca gururla anlattı.
    Fenerbahçeli olan Yüzbaşı Necati Pankoğlu, Komutanı Mustafa Kemal’in 1904-1905 yıllarında Harbiye’de Kurmay Yüzbaşı iken 1903 yılında kurulan Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü tuttuğunu öğrendi. Yüzbaşı, Mustafa Kemal’in kurucularının subay ve arkadaşları oldukları; eskrim-kılıç, gülle atma, süngü oyunları, güreş sporu yaptıkları için Beşiktaş Kulübü’nü tuttuğunu, her gittiği yerde anlatırdı..

    Fenerbahçe Başkanı Dr. İsmet Uluğ’un da bulunduğu Kulüp Başkanları toplantısında karar verildi: “ATATÜRK BEŞİKTAŞLI”

    1964 yılı her Pazartesi günü Türkiye Ligi’nin İstanbul Kulüp Başkanları, İstanbulspor’un Mısır hanındaki lokalinde toplanıyordu. Toplantıya katılan kulüp başkanları şöyleydi;
    Beşiktaş – Hakkı Yeten
    Fenerbahçe – Dr. İsmet Uluğ
    Galatasaray – Ulvi Yenal
    İstanbulspor – Ali Sohtorik
    Vefa- Hayrullah Güvenir
    Beykoz – Ziya Sönmez
    Feriköy – Dr. Necati Karakaya
    Kasımpaşa – Mehmet Gür
    Karagümrük – İbrahim Sevin
    Beyoğluspor – Napolyon
    Dr. İsmet Uluğ’un Atatürk’e silah kaçırması anısından sonra, Kulüp Başkanlar’ı Atatürk’ün hangi Kulübü tuttuğunu tartıştılar. En güzel açıklamayı İstanbulspor Kulübü İkinci Başkanı Enis Pankoğlu yaptı; “Babam Mustafa Kemal’in yanında cephelerde bulunmuş, onun Subayı Yüzbaşı Necati’dir. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı Selanik’ten kaçırıp, getiren Yüzbaşı’dır. Mustafa Kemal, Babam ile Derne Cephesi’nde ve Selanik’te bulunurken Beşiktaş’ı tuttuğunu söylemiş. Babam hasta Fenerbahçeli’ydi. Yönetim Kurulu’nda idarecilik yaptı. Fenerbahçe’nin bir tek maçını kaçırmazdı. Bizlere, - Çocuklar ben maçtayken aranızdan biri ölürse, kesinlikle beni çağırmayın. İşinizi imam efendi halletsin – derdi. Babam Fenerbahçeli olmasına rağmen, Atatürk’ün Beşiktaş’a gönülden bağlı olduğunu her yerde söylerdi. Annem Adile Muallime ile teyzem Şekibe Muallime Hanımlar, Mustafa Kemal Samsun’a gittikten sonra, Zübeyde Hanım’ı Beşiktaş’taki evinde ziyaret edip, hatırı ile bir ihtiyacı olup olmadığını sormuşlar. Zübeyde Hanımefendi şu cevabı vermiş: “Sağolsun Paşa Hazretleri’nin Kulübü Beşiktaş’ın idarecileri, her gün gelip hatırımı sorarlar. Hepsini kendi çocuklarım gibi seviyorum. Paşa Hazretleri ne kadar iyi yapmış, beni buraya getirmiş.” Bu konuşmadan sonra Kulüp Başkanları karar verdi:

    “ATATÜRK BEŞİKTAŞLI”

    Kaynak: Atatürk Beşiktaşlı / Dr. Necati Karakaya

    Futbolun geçmiş tarihimizdeki değeri de oldukça heyecan vericiydi. Eski futbolun heyecan vermesinin yanında, şahsen bir Beşiktaşlı olarak ulu önder Atatürk’ün hangi takımı tuttuğunu düşünüyordum. Aslında, Beşiktaş’a gönül veren insanların, büyük kısmının özelliği, sosyal yönlerinin ağır basmasıdır. Sadıktır. Fedakârdır. Yüreklidir. Sahiplenme duygusu vardır. Bu ve benzeri bir çok öge Atatürk’ün kişiliğinde de vardır. Öyle ki, ülkesi için son nefesine kadar mücadele vermiş bir insan hangi takımlı olabilir ki… Ben Onun hep Beşiktaşlı olduğunu hayal ettim. Uzun zaman öncede bunun böyle olduğunu öğrendim.

    Diğer taraftar arkadaşlar buna karşı çıkacaklardır elbette… Ama gelin görün ki Atatürk’ün o mükemmel kişiliğine, özelliklerine en yakın duran insanlar Beşiktaş çatısı altında toplanmıştır herzaman.Bu yüzdendirki Beşiktaş semti Osmanlının başkentinde en önemli rolleri oynamıştır. (genel anlamda)


    umarım yardımcı olabilmişimdir herşeyden önce atamızın hangi takımlı olduğu değil bize verdiği mirasların kıymetini bilmeyiz ama ne olursa olsun gerçeklerde bilinmeli Atatürk asla Fenerbahçeyle ufaktan yakından alakası yoktu kulübü ziyareti dışında oda. Altay Karşıyaka dahil izmir olsun istanbul olsun bir çok kulübü ziyaret etmiştir.

  11. #11
    ATATÜRK beni hayal kırıklığina uğratti