Çevre Kirliliği ve Çözüm Önerileri

 Çevre Kirliliği ve Çözüm Önerileri

  Okunma: 23962 - Yorum: 10
  1. #1
    Çevre; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle “Ekosistem” olarak tanımlanabilir. Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını, insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.

    Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına "Çevre Kirliliği" adı verilmektedir.

    Gelişen teknolojinin yaşamıma getirdiği rahatlık yanında, bu gelişmenin tabiata ve çevreye verdiği kirliliğin boyutu her geçen gün hızla artmaktadır.. Yaşamı daha mükemmel hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bu gelişmelerin, gerek kırsal, gerek kentsel alanlarda olsun, doğal kaynakları bozduğu su, hava, toprak kirlenmesine yol açtığı, bitki ve hayvan varlığına zarar verdiği son yıllarda inkar edilemez bir gerçek haline dönüşmüştür.

    Çevre sorunlarının nedenleri:

    1- Göçler ve düzensiz şehirleşme,

    2- Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,

    3- Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,

    4- Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,

    5- Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,

    6- Motorlu araçlar ve deniz araçları,

    7- Maden, kireç, taş ve kum ocakları,

    8- Gübre ve zirai mücadele ilaçları,

    9- Atmosferik olaylar ve doğal afetler,

    10-Kanalizasyon sularının arıtılmaksızm alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,

    11-Katı atıklar ve çöp,

    12-Sulak alanların ve göllerin kurutulması,

    13-Arazilerin yanlış kullanımı,

    14-Kaçak avlanma,

    15-Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon,

    16-Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.

    HAVA KİRLİLİĞİNİN ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

    Hava kirliliğinin, başta insan sağlığı olmak üzere görüş mesafesi, materyaller, bitkiler ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır.

    Katı yakıtlar ve akaryakıt gibi karbonlu maddelerin tam yanmamasından meydana gelen katı ve sıvı parçacıkların bir gaz karışımı olan duman, hava kirliliğinin bir çeşitlidir ve görüş uzaklığını azaltıcı bir etkiye sahiptir. Hava kirliliğinin, sanatsal ve mimari yapılar üzerinde tahrip edici ve bozucu etkisi vardır. Bitkiler üzerinde ise öldürücü ve büyümelerini engelleyici olabilmektedir. Bu nedenle hava kirliliği hem canlıların sağlığı açısından, hem de ekonomik yönden zarar vericidir.

    Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri, atmosferde yüksek miktardaki zararlı maddelerin solunması sonucu ortaya çıkar. İnsanların sağlıklı ve rahat yaşayabilmesi için teneffüs edilen havanın mutlaka temiz olması gerekir. Havanın doğal yapısını bozan ve kirleten maddelerin başka bir deyişle kirli havanın solunması, özellikle akciğer dokularını tahrip edici ve öldürücü olabilmektedir. Solunum yolu ile alınan hava içerisindeki parçacıklar ve duman, teneffüs esnasında yutulur ve akciğerlere kadar ulaşır. Solunum sisteminin derinliklerinde depolanan bu parçacıklar, akciğer kanserlerine kadar varan hasarlar yapabilmektedir. Diğer taraftan kömür ve diğer yakıtların yanmasından oluşan duman ve isin astım, çeşitli burun ve boğaz hastalıkları hatta mide hastalıkları gibi özellikle solunum yolları ile ilgili hastalıklara belirli ölçüde sebep olabileceği öne sürülmektedir. Şiddetli hava kirliliğine maruz kalınması durumunda, bunun insan sağlığına olan etkisi ile hava kirliliğinin düşük miktarlarına, uzun zaman maruz kalmanın etkileri farklı olmaktadır.

    Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Etmenler

    Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar;

    1. Sanayileşme,

    2. Şehirleşme,

    3. Nüfus artışı,

    4. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.

    Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı, toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir.

    Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur.

    Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar; sanayileşme, kentleşme, nüfus artışı, zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı, toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır.

    Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir.

    Akarsu Kirlilik Sınıfları

    Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. Evsel, endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken, akarsuyun debisidir. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular, 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Buna göre;

    I.Sınıf : Yüksek kaliteli su,

    II.Sınıf : Az kirlenmiş su,

    III. Sınıf : Kirli su,

    IV.Sınıf : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır.

    TOPRAK KİRLİLİĞİ

    Toprak kirliliği, toprağın, insan etkinlikleri sonucu oluşan çeşitli bileşiklere bulaştırılmasını takiben, toprakta yaşayan canlılar ile yetişen ve yetiştirilen bitkilere veya bu bitkilerle beslenen canlılara toksik etkide bulunacak ve zarar verecek düzeyde anormal fonksiyonda bulunmasını, toprağa eklenen kimyasal materyalin toprağın özümleme kapasitesinin üzerine çıkması, toprağın verim kapasitesinin düşmesi şeklinde tanımlanabilir. Toprak sistemi ilişkili olduğu su ve hava sistemlerinin içerdiği kirletici unsurlar için son depolama noktasıdır. Diğer taraftan toprak, karasal ekosistemin taşıyıcı unsurudur ve toprak kalitesindeki değişim, gerek doğal ve gerekse tarım ekosisteminin verimliliğini etkilemektedir. Topraklar kirli hava ve suyun taşımış oldukları unsurlar tarafından kirlendiği gibi, tarımsal uygulamalar ve endüstriyel aktivitelerle de yaygın veya yerel ölçeklerde nitelik değiştirmektedir.

    Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 31.05.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Alıcı ortam olarak toprak kirlenmesinin önlenmesini amaçlayan yönetmelik; atıkların toprakta kontrollü kullanımı, toprak kirliliğinin giderilmesi ile arıtma çamurlarının ve kompostun toprakta kullanımı hususlarını düzenler.

    Yönetmelikte Yer Alan Bazı Tanımlar:

    Toprak: Minerallerin ve organik artıkların parçalanarak ayrışması sonucu oluşan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, canlı doğal bir kaynağı ifade eder.

    Toprak Kirliliği: Toprağın, insan etkinlikleri sonucu oluşan çeşitli bileşikler tarafından bulaştırılmasını takiben, toprakta yaşayan canlılar ile yetişen ve yetiştirilen bitkilere veya bu bitkilerle beslenen canlılara toksik etkide bulunacak ve zarar verecek düzeyde anormal fonksiyonda bulunmasını, toprağa eklenen kimyasal materyalin toprağın özümleme kapasitesinin üzerine çıkması, toprağın verim kapasitesinin düşmesini ifade eder.

    Ham Çamur:Evsel ya da kentsel atıksuları işleyen arıtma tesislerinden ve evsel ve kentsel atıksulara benzeyen bileşimdeki atık suları arıtan diğer arıtma tesislerinden gelen arıtma çamurlarını ve Fosseptik tanklarından ve evsel ya da kentsel atıksuları arıtmak için kullanılan diğer tesislerden gelen arıtma çamurlarını ifade eder.

    Stabilize Arıtma Çamuru: Fermente edilebilirliğini ve kullanımından kaynaklanan sağlık tehlikelerini önemli ölçüde azaltılmak üzere, biyolojik, kimyasal ya da ısıl işlemden, uzun süreli depolama ya da diğer uygun işlemlerden geçirilmiş arıtma çamurlarını ifade eder.

    Kompost: Organik esaslı katı atıkların oksijenli veya oksijensiz ortamda ayrıştırılması suretiyle üretilen toprak iyileştirici maddeyi ifade eder.

    Toprak Kirlilik Parametreleri Sınır Değerleri


    Topraktaki Ağır Met al Sınır Değerleri EK-1/A

    (pH değeri 7’den büyük ise çevre ve insan sağlığına özellikle yer altı suyuna zararlı olmadığı

    durumlarda Bakanlık sınır değerleri %50’ye kadar artırabilir.)

    (( Yem bitkileri yetiştirilen alanlarda çevre ve insan sağlığına zararlı olmadığı bilimsel çalışmalarla kanıtlandığı durumlarda, bu sınır değerlerin aşılmasına izin verilebilir.))

    Stabilize Arıtma Çamurunda Bulunan Ağır Met allerin Sınır Değerleri

    Toprakta Kullanılabilecek Stabilize Arıtma Çamurunda Müsaade Edilecek Maksimum Ağır Met al Muhtevaları EK-1/B


    Stabilize arıtma çamurlarının toprakta kullanılması:

    Stabilize arıtma çamurlarının toprakta kullanılması izne tabidir. Stabilize arıtma çamuru üreticileri kullanıma sunacakları stabilize arıtma çamuru için Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi talebiyle valiliğe başvuruda bulunurlar.

    Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevreye Etkileri :

    Toprağın doğal yapısının bozulması neticesinde toprak üzerinde bitki ve hayvanlar da barındırmaz. Atık sular tarım alanlarının sulanmasında kullanılırsa içindeki kimyasal maddeler toprağa bulaşır ve kirlenmeye neden olur. Bu kimyasal maddeler insanlar ve hayvanlara ciddi zararlar verebilir.
    Egzoz ve baca gazları içinde karbon dioksit, azot dioksit, kükürt dioksit gibi gazlar bulunur. Bu gazlar havdaki su buharı ile birleşerek asit damlacıklarını oluştururlar. Asit damlacıkları yağmurlarla yeryüzüne iner. Bitki ve hayvanlara zarar verdiği gibi toprağa yeni kimyasal maddeler ekleyerek doğal yapısını bozar.
    Erozyon nedeniyle tarıma elverişli topraklarımızın kalınlığı gün geçtikçe azalmaktadır. Elverişli toprağın azalması neticesinde özellikle çiftçiler zarar görmektedir.

    Toprak Kirliliğine Karşı Alınabilecek Tedbirler:

    Tarım ilaçlarının toprağa zarar vermeyecek şekilde bilinçli olarak kullanılması,

    Gübre kullanımında bilinçli hareket edilmesi,

    Katı atıkların uygun alanlarda Mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmesi,

    Atık suların (özellikle tehlikeli maddeler içeren atık suların ) arıtılmadan toprağa verilmesinin önlenmesi,

    Toprak kirliliği konusunda toplumsal bilincin artırılması.

    TOPRAK KİRLİLİĞİNE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
    • Evsel atıklar toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanmalı ve imha edilmelidir.
    • Verimli tarım alanlarına sanayi tesisleri ve yerleşim alanları kurulmamalıdır.
    • Sanayi atıkları arıtılmadan toprağa verilmemelidir.
    • Tarım ilaçlarında ve gübrelemede yanlış uygulamalar önlenmelidir.
    • Ambalaj sanayiinde cam, karton gibi yeniden kullanılabilir maddeler seçilmelidir.
    • Toprağı yanlış işleme ve yanlış sulama uygulamaları durdurulmalıdır.
    • Otlak ve ormanlar korunmalı ve çoğaltılmalıdır.
    • Nükleer santraller toprağa zarar vermeyecek yerlere kurulmalıdır.
    • Ağaç sevgisi ve ormanların korunması konusunda insanlar eğitilmelidir

    Hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler
    • Öncelikle fosil yakıt kullanım yerine doğalgaz, güneş enerjisi ve jeotermal enerji kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
    • Sanayi tesisleri kurulurken yeşil alanların artırılması planlanmalı ve sanayi atıkları havaya verilmemelidir.
    • Arabaların egzozlarından çıkan gazlara önlem alınmalıdır.
    • İnsanlar toplu taşımacılığa özendirilmeli ve yakıt olarak doğalgaz kullanılmalıdır.
    • Orman tahribatı önlenmeli, ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmeli ve ozon tabakasına zarar verilmemelidir.

    Su Kirliliğinin Önlenmesi


    Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli
    Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli
    İnsanlar bilinçlendirilmeli
    Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli,plan ve programlar yapılmalı
    Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır

    Ses Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

    * Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir;
    * Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
    * Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar(ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
    * Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
    * Gürültü yapan kuruluşlar şehirlerin dışında kurulmalıdır.

    Radrasyonun Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

    Özel giysiler(kurşun önlük,özel maske)kullanılmalıdır.
    Radrasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radrasyonlu ortam terk edilmelidir.
    Radrasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmalıdır


  2. #2
    vallahi iyi arkadaşlar kullanma ve ders acısında cok iyi siteyi kurana tesekkür ederiz
  3. #3
    hangi konuda arkadaş :)
  4. #4
    İkosT!koS

    sağolun çok yardımcı oldunuz

  5. #5
    Çok teşekkürler çok işime yaradı ma keşke ingilizceside olsaydı Allah razı olsun yinede sağolunn :)) <3
  6. #6
    teşekkür edrim çok işime yaradı :)
  7. #7
    sorunlar var ama çözüm önerileri yok of of of of of of of of of of of of of of of of of of offfffffffffffffffffff ya
  8. #8
    Çok uzun ya
  9. #9
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    sorunlar var ama çözüm önerileri yok of of of of of of of of of of of of of of of of of of offfffffffffffffffffff ya
    iyi bakarsan görürsün war yani

  10. #10
    Süpeer
  11. #11
    Iyi beğendim