6. Yalın (Sade) ve Süslü (Sanatlı) Anlatım
Süslü olmayan anlatımdır. Buna "edebiyatsız edebiyat" denir. Süslü anlatım, bir Divan geleneğidir edebiyatımızda. I. Yeni anlayışına dek sürmüştür.

Edebiyat yapma merakı, öğrencilerle acemi yazarlarda gelişmiştir. Yalın söyleyişin, en değerli söyleyiş, edebiyatın doruk noktası olduğunun bilincinde değillerdir henüz. Oysa en büyük yazar ve ozanlar yalın söyleyişi benimsemişlerdir.

Süslü anlatımda amaç, sadece sözü daha güzel söylemektir. Süslü anlatımın içeriğe hiçbir etkisi yoktur. Nasıl makyaj ve takılar bir kızın huyunu ve düşünme yetisini etkilemez, sadece onun daha güzel görünmesini sağlarsa öyle. Ama gerçek güzelliğin yalın güzellik olduğu herkesçe bilinir.

Süslü anlatım örnekleri:

  • Yaşlı adam, caddeyi bütün insanlığın günahlarını sırtlamış gibi ağır adımlarla geçti.
  • O, bu güzelim hayatın binlerce nimetine sırt çevirip ölümün ezeli ve ebedi ülkesine göç etti.
  • Bebek, bir yanardağın yüzyıllar boyu sessiz kalması gibi mışıl mışıl uyuyordu. Altı çizili bölümlerde süslü anlatıma başvurulmuştur.
  • Gözleri simsiyahtı.
  • Gözleri kömür gibiydi.
  • Zeytin gözleri vardı.

Bu cümlelerde yalın anlatım vardır. Her benzetme süslü anlatım değildir.

  • Gözleri, doğada nadir rastlanan ve insanın elde etme isteğini uyandıran, değeri Karun hazineleriyle ölçülemeyecek değerde bir siyah inciydi. (süslü anlatım)