Ufo Kazası Kalahari Çölü Olayı

 Ufo Kazası Kalahari Çölü Olayı

  Okunma: 5002 - Yorum: 3
  1. #1
    Kalahari Çölü Olayı


    7 Mayıs 1989 günü saat 13:45 sularında bir donanma firkateyni “ SA Tafalberg “ Cape Town’daki karargahına, radar ekranında Afrika Kıtası’na doğru kuzey-batı yönünden saatte 5746 deniz miliyle ilerleyen tanımlanamayan bir uçan obje gözlemlediklerini bildirdi. Donanma karargahı, cismin varlığını onaylayarak, onun hava üssü radarları, ordu yer radarı ve Cape Town’daki D.F. Halan Uluslararası Havaalanı radarlarınca da tespit edildiğini bildirdi.
    Cisim saat 13:52’de Güney Afrika hava sahasına girdi. Cisimle telsiz irtibatı kurulmaya çalışıldı, fakat tüm iletişi çabaları sonuçsuz kaldı. Valhalla Hava Kuvvetleri Üssü durumdan haberdar edildi ve olay yerine iki Mirage MIG savaş uçağı gönderildi.

    Cisim aniden savaş uçaklarının yetişmesi mümkün olmayan bir hızla yön değiştirdi . Saat 13:59’da Filo lideri Goomen , cismin görülebildiğini ve yerinin radarla tespit edildiğini rapor etti. Orduya, Thor 2 lazer silahı yüklü 2 keşif uçağının havalandırılarak cisme ateş açması emredildi ve bu derhal yapıldı.

    Ateş sonrasında, Filo lideri Goomen , cismin kör edici ışıklar yaydığını bildirdi. Cisim sallanmaya başlamıştı fakat hala kuzey yönünde ilerlemeyi sürdürüyordu. Saat 14:02’de cismin irtifa kaybettiği ve dakikada 3000 fit alçaldığı rapor edildi. Kontrolünü kaybeden cisim, aniden büyük bir hızla 25 derecelik bir açı yaparak Güney Afrika-Botswana sınırının 80km. kuzeyindeki Kalahari Çölü’ne düştü.

    Filo liderine cisim araziden kaldırılana kadar bölgenin çember içine alınması söylendi. Bir grup hava kuvvetleri istihbarat görevlisi, tıbbi ve teknik ekip ile birlikte incelemelerde bulunmak ve enkazı kaldırmak üzere kaza yerine gönderildi.

    Cismin incelemesi sonucu elde edilen bulgular şöyledir:

    150 metre çapında ve 12 metre derinliğinde bir krater.

    Kraterin içine 45 derecelik bir açıyla saplanmış gümüş renkli, disk şeklinde bir cisim.

    Cismin etrafındaki kumlar ve kayalar aşırı sıcaktan eriyerek birbirlerine kaynamış.

    Cismin etrafındaki yüksek manyetik ve radyoaktif alan hava kuvvetlerinin elektronik ekipmanlarının çalışmamalarına yol açmıştır.

    Takım lideri, objenin detaylıca incelenebilmesi için gizli bir üsse taşınmasını önermiş ve bu yapılmıştır. Daha sonra, çarpışmanın yaşandığı arazi kumlarla ve taş molozlarıyla, doldurularak olaya dair kanıtlar yok edildi.

    Aracın Cinsi : Bilinmiyor, Dünya dışı kaynaklı olması kesin..

    Orijin : Bilinmiyor- Dünya dışı ...

    Tanımlanabilir İşaretler: Yok- Aracın yanlarına anlaşılamayan işaretler çizilmiş

    Boyutlar : Yaklaşık 20 yarda

    Uzunluk : Yaklaşık 9.5 yarda

    Ağırlık : tahmini 50 Ton

    Yapı Maddesi: Bilinmiyor- Aracın dışı son derece parlak, Düz gümüş renkli, Dış yüzünde hiçbir bağlantı yeri görünmüyor

    İtici Güç Kaynağı: Bilinmiyor-Laboratuar sonuçları bekleniyor

    Notlar: Araçta hidrolik tipte iniş takımlarının bulunması kazaya elektronik arızaların neden olduğunu düşündürmektedir. Kazaya cismin lazerle vurulması neden olmuş olabilir. Araç hidrolik basınç ekipmanlarıyla açılmış ve içinde iki insanımsı varlık bulunmuştur.

    İnsanımsı Varlıkların Tıbbi Raporları

    Orijin : Bilinmiyor- Dünya dışı ..

    Uzunluk : 1.20-1.35 cm.

    Ten Rengi : Grimsi mavi ten, yumuşak ve oldukça esnek

    Saç : Vücut tamamen kılsız

    Baş : Normal insanınkinden büyük. Kafatası yüksek, başın etrafı koyu mavi işaretlerle kaplanmış

    Yüz : Yanak kemikleri çıkık

    Göz : Geniş ve yana doğru çekik, göz kapağı yok

    Burun : 2 burun deliği var

    Ağız : Dudaksız, küçük bir yarık biçiminde ağız yapısı.

    Çene : İnsanlarınkine oranla küçük

    Boyun : İnsanlarınkine oranla oldukça ince.

    Kulaklar : Yok.

    Vücut/ Kollar : Uzun ve ince, dizlere kadar uzanıyor.

    Eller : Perdeli, pençe biçiminde 3 parmaktan oluşuyor.

    Gövde : Göğüs ve karın çizgilerle kaplı

    Kalça : Küçük, dar

    Bacaklar : Kısa ve ince

    Cinsiyet : Cinsel organ bulunmuyor.

    Ayaklar : 3 parmaklı, tırnaksız.

    Not: İnsanımsı varlıklardan her hangi bir kan ya da doku örneği alınamadı. Kendilerine çeşitli yiyecekler sunulduğunda yemeyi reddettiler. İletişim şekillerinin telepatik olduğu sanılıyor. Varlıklar, Hava Kuvvetleri Üssünün 6. Katında tutuluyorlar.

    Kaza sonrasında ele geçirilen iki varlığın daha ayrıntılı bir inceleme yapılmak üzere 23 Haziran 1989’da Wright-Peterson Üssü’ne gönderilmesi istendi.



















    Kaynak:Fenomen


  2. #2
    Valla bi çırpıda okudum bitti ama nötrino sanki yarım kaldı gibi geldi...Ama tarih olarak cok eski bi olay değil
  3. #3
    150 metre çapında ve 12 metre derinliğinde bir krater.

    Kraterin içine 45 derecelik bir açıyla saplanmış gümüş renkli, disk şeklinde bir cisim.
    Araç hidrolik basınç ekipmanlarıyla açılmış ve içinde iki insanımsı varlık bulunmuştur.
    Boyutlar : Yaklaşık 20 yarda

    Uzunluk : Yaklaşık 9.5 yarda

    Ağırlık : tahmini 50 Ton
    simdi yaziyi buraya getiren arkadasa degil de bu haberi ilk yaratana bir iki soru sorarsak, ilkokul son sinif ögrencisi dahi konuyu anlar.

    Yukaridaki degerlere bir bakalim.
    50 tonluk bir agirlikta devasa bir cisim, yer yüzeyine carpip, 150 metre capinda 12 metre delik aciyor, parcalanmiyor ve üstelik icinden iki de canli cikiyor:)
    Ilahi demek geldi icimden.

    Bakiniz, hangi maddeden yapilmis olursa olsun, uzay boslugunda bu agirligi tasiyan bir cisim, o hizla yer yüzeyine carpinca parcalanmayacak, icinden de iki uzayli sag cikacak.
    Inandik mi? ben inanmadim:)

    Cin miymis bunlar diye sorasi geliyor insanin.

    Fizik yasalari uzayin hic bir yerinde degismeyecegi gibi dünyamizda zaten biliyorsunuz sonuclarini; carpma, düsme ve düsürülme gibi etkileri arasinda görece farkliliklar olacacaktir.
    Ancak yukaridaki gibi bir sonuc almak ancak hayaletlere yarasir demek zorundayim.
    ayrica, canli yapisi, zaman ve görece degisiklikler icerse de evrenimizin her yerinde benzer olaylara carpmalara vs karsi benzer sonuclari dogurur.
    adamlar carpma ile toz olurlardi:)
    Cünkü tasidiklari enerji depolari dahi patlamamis görünüse göre.
    Günes enerjisi kullaniyorduysa dhi, yüksek bir depolama vb etki disa vurmamis.
    saygiyla

  4. #4
    evet tesbitleriniz oldukça mantıklı görünüyordur.ama ben yazıyı profesyonel bir bilim sitesinden almışımdır. FBI ın bu konuda saklamış olduğu gizli rapaorların küçük bir kısmı alınmış bir şekilde oraya verilmiştir.neyse konu bu değildir bunun gibi bir çok dünya dışı olay kaydedilmiştir.birçoğuu mantıklııdır üstelik ama açıkcası bu kalahari olayıı bana da abartılı gelmiştir düşününce ama ben dünya dışı yaşamın varlığına inanan biriyimdir.yanii bir çok kişi için bu varlıklar vardır ya da yoktur cin olabilir olmayabilir kii cinlerde farklı ve ayrı varlıklardır onlarında kendilerince yaşadıkları bir boyutları vardır.ama nekadar da mantıksız görünsede herşey mümkündür diyorumdur geniş düşünmek lazımdır o araç hangi maddeden yapılırsa yapılsın dediniz .ya gerçekten hiç hasar alamayacak dünya dışı bir materyalden yapıldıysa hııı (yanii dünya dışı yaşam varsa ve gerçekse eğer).bu bir ikincisi o iki varlığın ****bolizması bünyeleri farklı olabilir belkide çarpmadan etkilenmemiş olabilirler bu sadece bir ütopik teoridir .ama bende mutlaka bu varlıkların en azından bir şekilde yaralanabileceklerini düşünüyorumdur (eğer bu yaralar kendi kendine iyileşmediyse tabii) buna inanmıyorumdur açıkcasıı.ayrıca o varlıklar nerdeler hala canlılarsa 51.bölgede olsalardı belkide duyulacaktıı.Tabii Nasa tarfından saklanmıyorlarsa ki 51. bölgenin nasa nın laboratuarı olduğunu ve dünya dışı yaşama ait bir çok gizli projeyi orada sakladığını düşünüyorumdur.dediğim gibi bunlar teoridir ama sizin dediklerinizede bir yönden katılıyorumdur yinede ben dünya dışı yaşama inanan biri olarak her olaya geniş perspektiften bakmak gerektiğini düşünüyorumdur mantıksızda görünse .çünkü bazı olaylar göründüğü gibi değildir.....